Kondratieff Dalgaları

Nikolai Dimitrieviç Kondratieff, 20. yüzyılın başında yaşamış bir Rus iktisatçı. Stalin döneminde tutuklanmış ve hüküm giymiş. Hakları ise ancak 50 yıl sonra iade edilmiş. Teorileri, Ruslardan daha fazla Batılı iktisatçıların ilgisini çekmiş ve ekonomide döngüsellik üzerine ileri sürdüğü tezler, daha da geliştirilmiş. Günümüzde bu teori, bazı iktisatçılar tarafından büyük dalgaların analizinde kullanılıyor. Öncelikle bir Kondratieff döngüsünün ne olduğunu Robert Prechter’dan dinleyelim:

Dipten itibaren, bir ekonomik genişleme dönemi yaşanır. Bu genişleme, parasal istikrar, düşük enflasyon ve hisse senetlerinde yükselişlerle gerçekleşir. Bir kaç on yıl sonra, fiziksel malların fiyatının artmasına neden olan enflasyon hızlanır. Bu dönem boyunca, gerçekte enflasyon bazında değer kaybederek, sermaye piyasaları yatay ya da düşüş yönünde hareket eder. Yaklaşık bir on yıl sonra, iş hayatında keskin bir resesyon, yüksek enflasyonun sinyalini verir. Resesyonu izleyen dönem, “plato” olarak adlandırılır ve yaklaşık bir on yıl sonra, sermaye piyasalarının dramatik bir şekilde yükseldiği, ekonominin tekrar genişlediği, ancak bu genişlemenin, bir önceki döneme göre daha düşük bir hızla gerçekleştiği bir dezenflasyon, ya da düşük enflasyon süreci yaşanır. Bu dönemi, hem sermaye piyasalarının, hem de mal piyasalarının büyük düşüşlere sahne olduğu ağır bir deflasyon izler. Bu düşüşler, iş hayatında buhrana neden olur. Borçların likidasyonu bir kaç yıl alır ve ekonomi yeni çevrime başlamak üzere yeniden yerli yerine oturur.” (At the Crest of the Tidal Wave, Robert Prechter, S.447-448)

Kondratieff çevrimleri yaklaşık 50 yıl sürer. Çevrimin ilk evresi Bahar (Spring)’dir. Bu evre krizden ilk çıkış ve ekonomik genişleme dönemidir. Bahar’ı Yaz (Summer) takip eder. Yaz döneminde enflasyon artar ve borsa yükselişleri başlar. Ancak bu yükselişler, enflasyon bazında ciddi getiriler sağlamaksızın ilerler. Yaz, keskin bir resesyonla sona erer ve plato dönemine girilir. Plato dönemi, yazdan kışa geçiş, yani Sonbahar’dır. (Autumn) Borsaların en kuvvetli yükseliş aşaması, bu dönemde gerçekleşir. Buna karşılık, enflasyon yavaşlamış ve bir dezenflasyon dönemine girilmiştir. Plato’dan deflasyona geçilir. Bu dönemde hem mal piyasaları, hem de borsalar büyük değer kaybeder. Likit’in kral olduğu dönemdir bu. Geçmiş dönemlerdeki kredi genişlemesi, yerini borçların likidasyonuna bırakır ve çevrim, ağır bir depresyonla sona erer.

Bu bilgiler ışığında bir de Kondratieff analisti olan Ian Gordon’un çalışmasına göz atalım:

Kondratieff_Cycle_Chart

Yukarıdaki çalışma, Amerikan iç savaşından hemen sonraki dönemden başlıyor ve dalgaların günümüze kadar nasıl geldiğini gösteriyor. Grafik, Bahar ve Yaz dönemlerinde borsaların toparlandığını, ancak asıl kuvvetli yükseliş dalgalarının plato döneminde yaşandığını açıkça gösteriyor. Bu dönemlerde, yeşil renkle gösterilen PPI (Üretici Fiyat Endeksi) geriliyor, mavi renkle gösterilen AAA reytingli şirket bonolarının faizi düşüyor. Aynı dönemde hazine bonolarının da faizi düşüyor. Bono faizlerinin Bahar ve Yaz dönemlerinde yükseldiğini, buna karşılık borsa endeksinin yatay ya da makul bir açıda yükselişle bu dönemi geçirdiğini görüyoruz. Plato döneminde bonolar ve borsalar beraber değer kazanıyor.

Yukarıdaki grafikte son dönemde istisnai bir durumun yaşandığı görülüyor. Tarihsel (ve teorik) olarak Kış dönemine geçişle beraber borsa düşüşleri başlar. Oysa 2000 yılından itibaren borsa endeksleri yeniden yükselme eğiliminde. 1835, 1873 ve 1929’da böyle olmamış. Bu durum nasıl izah edilebilir? Bence iki türlü izah olabilir: Birincisi, geçmiş dönemlerden farklı olarak, Yaz döneminin tarihsel olarak daha uzun sürmüş olması ve bu dönemde borsanın önceki dönemlere göre daha iyi bir performans göstermesi. Bu, 2003-2007 döneminde hızını alamayan borsanın tarihsel bir yatırım çılgınlığı ile yeni zirveye doğru savrulması. Bu zirvenin, ABD’de bir reel zirve olmadığını biliyoruz. Enflasyona ve altına göre tarihsel zirve 2000’de oluşmuştu. 2007’de ise DJI önceki zirveyi sadece küçük bir marjla geçmiş, S&P500 yeni zirveye yükselememişti. Nasdaq ise 2000 zirvesinin oldukça altında kalmıştı. Bir bütün olarak bakıldığında aslında 2007 yılında ABD’de yeni zirve görülmemişti. İkinci açıklama ise şu olabilir: Plato dönemi biraz daha uzun sürmüş ve 2007’de tamamlanmış olabilir. Plato döneminin, geçmiş dönemlerden farklılık göstermesinin nedeni ise, sadece yaygın ve manik yatırımcı psikolojisi ile açıklanabilir ki, 2003-2007 döneminin tam tarifi budur.

Analist Ian Gordon, çalışmasında depresyon dibinin 2020 gibi bir tarihte oluşabileceği tahminini yapmış. Yaşarsak göreceğiz dibin nerede oluştuğunu.

Kondratieff çevrimlerinin ilginç başka boyutları da var. Teoriye göre, her çevrimi sürükleyen bir itici teknoloji var ve büyüme bu teknoloji etrafında gelişiyor. Çevrim analistlerinin üzerinde hemfikir olduğu bu dönemler şunlar: 1771: Endüstri devrimi, 1829: Buhar Çağı ve Demiryolları, 1875: Çelik, elektrik ve ağır sanayi, 1908: Petrol, otomobil ve seri üretim, 1971: Bilgi ve telekomünikasyon dönemi.

Borsa çılgınlıklarının, her bir çevrimi sürükleyen ana teknolojinin zirveye çıktığı dönemde ya da bir kaç on yıl sonra yaşandığına özellikle dikkat edelim.

Bir başka teorik varsayım ise şu: Her bir Kondratieff dalgasını sürükleyen bir küresel hegemonik güç olduğu. Son iki dönemin hegemonik gücü Britanya ile ABD idi. Bu Kış dönemi ağır bir depresyonla sona erdikten sonra bakalım yeni sürükleyici teknoloji ne, hegemonik güç kim ya da kimler olacak?

Gerek Elliott Dalga analizleri, gerekse Kondratieff çevrim analizleri, bir Çağ değişiminin içinden geçtiğimizi gösteriyor.

Olan bitene arada sırada tarihsel perspektiflerden bakmak iyidir; İnsanı medyanın sığ, “en kötü geride mi kaldı?” tartışmalarının ötesine taşır ve büyük resmin nerelerinde olunduğu konusunda fikir verir.

Reklamlar

8 thoughts on “Kondratieff Dalgaları”

  1. Sn Şengöz,

    Her zamanki gibi son derece iyi ve son dönem merakım olan bir konuyu açmışsınız, keyifle izliyorum.
    ABD hazinesinin 30 yıllık tahvillerinde faizler bu hafta son derece ilginç noktalara ulaştı ve son 30 yılın en dip seviyelerini 3,49 ile gördü. Gerek Not Defterinizden gerekse dış kaynaklardan izlediğim kadarıyla burada 27 yıllık düşen trendin sonlarına çok yaklaştık. 1980’lerden gelen dalga son dibe vurduktan sonra, 30 yıllıklar başta olmak üzere tüm bono ve tahvillere hızlı bir satış gelmesi ve faizlerin çok sert bir şekilde yükselmeye başlaması konusundaki güncel görüşünüzü merak ediyorum. Bir de hazine Tahvil faizlerinde böylesi bir trend değişimi sonrası hisse senedi piyasası, döviz ve özellikle EuroDoların durumu, altın ve emtia piyasalarının korelasyonunu nasıl öngördüğünüzü merak etmekteyim.
    Aydınlanmamız konusundaki çalışmalarınızdan ötürü teşekkürlerimizle.

    Beğen

  2. Merhaba Sn. Şengöz,

    Sadece endex analizine yönelik talebim söz konusudur. Endexi ne vadede (saatlik, seanslık, günlük, haftalık) analiz ettiğinizi gösteren eskiye yönelik örnek analizlerinizi görmek istiyorum. Şayet sizin içinde uygunsa mailime ilgili örneklerinizi yollar mısınız?

    Teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim…

    Beğen

  3. Sn verta59,

    Aralık ayı Strateji Raporu’nda oldukça kapsamlı bir yıl analizi yapıp, 2009 ve sonrasına yönelik beklenrilerimi yazacağım. ABD hazine bono/tahvilleriyle ilgili zaman-fiyat hedefleri konusunda bir değişiklik yok.

    Sn SME,

    Blog arşivini incelerseniz, son bir sene boyunca analizlerimin tümüne ulaşabilirseniz. 2000-2001 yıllarından günümüze analizlerim ise kitaplarımda ve sitemizin abonelere açık arşivinde yer alıyor.

    Beğen

  4. Tuncer Hocam,

    Kondratieff Dalgalari ile Olduvai Teorisini ( Gecen sene Isyatirim’in ” Enerji ve Buyume” ile ilgili yayinlamis oldugu analizi sebebi ile incelemis, EW’deki 5nci dalga basarisizligi ornegini ve gorsel olarak ” Plato” yu 4ncu dalga olarak degerlendirerek dikkate almistim ) birbirine cok benzer buldum… Bahsi gecen iki yaklasimin ayristigi hususlar hakkinda bilgi sahibi olmak istiyorum…

    Sevgiler ve daim saygilarimla…

    Beğen

  5. Sn. Şengöz,

    Galiba istediğimi tam izah edemedim, bunun için özür diliyorum. Abonelerinizin yararlandığı format hakkında (yeni olmasının abonelerinize haksızlık olacağını düşünerek eskisini istedim) incelemek üzere bilgi istedim. Analizlerinizin ve yorumlarınızın blog sayfası için tutarlılığı tartışma götürmez bir gerçek. Ben bu projeksiyon içinde abonelerinize sunduğunuz imkanları görerek abone olmak niyetindeyim. Amacım da budur…

    İyi çalışmalar…

    Beğen

  6. Sevgili sidabumi,

    Olduvai Teorisi, çok uzun vadede uygarlık ve enerji arasında ilişki kuran bir teori. (Teori tekrar taş çağına geri döneceğimizi ileri sürecek kadar da uzun vadeli kestirimlerde bulunuyor.) Mayıs 2008 Aylık Strateji Raporunda Olduvai Teorisi ile ilişkilendirilen Oil Peak (Petrol Tavanı) üzerine detaylı bir yazı yazmıştım. O yazıyı inceleyebilirsin.

    Kondratieff çevrimi ise iş döngüleri ile ilgili. Kondratieff dalgalarındaki görüntü ile bizim 5 dalgamız arasındaki görüntü benzerliğini başarısız 5. dalga olarak yorumlamamak lazım. Ancak felsefi olarak şöyle bir katkısı var: Ekonominin yavaşladığı, daha makul bir büyüme döneminin yaşandığı Sonbahar’da borsaların ve bonoların en büyük yükselişleri yapması, bizim dalgaların gerisinde ekonomik faktörler değil, psikoloji vardır iddiamızı destekliyor.

    Beğen

  7. Sayın Şengöz
    Bilgilendirme için teşekkürler. Kondratieff dalgalarını tarihsel verilerle örtüştürdüğümde Bahardan Yaza geçerken ve Kışın bitiminde (çıkış ve iniş dalgalarının kırılma yıllarında) büyük dünya savaşlarının yaşandığını görüyorum. Üstelik bu dünya savaşları hegamonik gücün doğrudan katıldığı ve sonuçta hegomonyasını teslim ettiği savaşlar biçiminde gerçekleşmiş görünüyor. (1875 Batı ittifakı- Rusya savaşı, 1914 birinci dünya savaşı, 1940 İkinci dünya savaşı, hatta 1968 ortadoğu savaşı bile sayılabilir)
    Grafiği ileri doğru uzattığımızda ise 2010-11 yıllarında hegamonik devir doğrucak büyük bir savaş öngörülebilir gibi duruyor. Üstelik böyle bir savaşın petrol alanları veya su alanlarına yönelik paylaşım kavgası olarak gerçekleşebileceği düşünülürse ikisinden de ülkemizin uzak durması olası görünmüyor. Umarım ben yanılıyorum.
    Bir de; İnsanlığın bundan sonraki bilimsel sıçrayışını genetik alanında yapmakta olduğunu, üstelik bu konudaki çalışmaları ABD nin muhafazakar yönetim anlayışıyla durdurmuş olduğuna dikkatinizi çekiyorum. Sanırım öngürülerinizde haklısınız.

    Beğen

  8. Kondratieff Dalgaları evrimci iktisat okulunun öğretilerinden biri… Schumpeter’in öğrencileri ekonomik büyümede teknolojik paradigmalardan bahsederler, paradigma değişimleri de bu 50 yıllık periyotlar olarak bilinir.

    Evrimci iktisat adını Schumpeter’in yaratıcı yıkım adını verdiği ve farklı teknolojilere sahip ekonomik birimlerin ortaya çıkmasıyla eskilerin ayakta kalamadığı bir düzenden alıyor.

    Mühendis kökenli iktisatçıların ilgi odağı olan bu dalda fraktal yapılar, kaos, davranışsal finans gibi “mainstream” iktisat anlayışının dışladığı dallarda çalışan insanlar da bulabilirsiniz…

    Neo-klasik iktisadın tek tip ve rasyonel ekonomik birim gibi “bayağı” varsayımları burada olmadığı için matematiksel modellerden ziyade ekonomik olayları açıklamak için simülasyon modelleri kuruluyor. HAtta bir sürü ekonomik birimin alım satım yaptığı yerler olan borsaları yazılımla modelleyenler bile var. Mesela 1 milyon oyuncu yaratıp, farklı kurallara göre alım satım yaptırıp, fyat hareketlerine ve kimin kar ettiğine bakabiliyorsunuz…

    Bir gün iktisat öğrenmek isteyen olursa evrimci iktisat literatürü (Evolutionary Economics) borsacılara ve özellikle Elliott’çulara en yakın daldır. Tavsiye ederim…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s