Algoritmalar dalga kalıplarını bozabilir mi?

Yerçekimi kanunu değiştirilemez. Çünkü maddenin (içinde yaşadığımız evrende) davranış biçimi budur. Her madde doğa kanunun izin verdiği ölçüde hareket edebilir. Yeterli güç ve enerji sarfetmeden uçmaya kalkarsanız kısa zamanda yere düşersiniz. En gelişmiş uçağı yapar ve uçağın içine yeterli yakıtı koyarsanız, hemen yere düşmez, saatlerce havada süzülebilirsiniz. Yakıt bittiğinde düşüş kaçınılmazdır.

İnsan kitlelerini yöneten yasalar da böyledir. Algoritmalar en fazla, bir uçağın yaptığını yapabilir: Yeterli yakıtla bir süre için yerçekimine direnebilir. Yakıt bittiğinde düşüş kaçınılmazdır. Finans dünyasında yakıt para değil, kitlesel duygulardır. Bu duygular trendleri besler. Piyasanın her düşüşten sonra toparlanması ve yukarı gidiyor gibi olması, umudu ayakta tutar. Bu da, trendlerin manipüle edildiği duygusunu yaratır. Umut arttıkça trende tutunanların sayısı da artar. Bu esnada (zaman zaman dikkat çektiğim) farklı derecelerde 5+3 döngüleri oluşur. Bu döngüler bir yayın gerilmesi gibi, kitlelerin duygularını gerer. Nihayetinde de kopuş gelir.

Algoritmalar, piyasada ne kadar büyük bir ağırlığı oluşturursa oluştursun, aslolan Montezuma’nın ordusudur. O ordu olmadan rakamları ne kadar manipüle ederseniz edin, ütecek kimse bulamazsınız, oyun anlamsızlaşır. İşin içine Montezuma’nın ordusu girdiğinde de dalgalar daha ideal kalıplara meyleder. Algoritmalar en fazla, minute ve altındaki derecelerde dalgaları deforme edebilirler. (Bunca truncation ve failure bence bundan ötürü oluşuyor.) Yani özetle, hareket alanınız her zaman doğanın sınırları ile çevrilidir. Doğa yasasını değiştiremez, en fazla bu yasalar içinde birbirine zıt kuvvetler yaratarak hareket alanınızı genişletebilirsiniz.

Kaotik sistemlerin bir özelliği de şudur: Çok küçük değişimler, büyük etkiler yaratır. (Meşhur kelebek etkisi) Algoritmaların dalga kalıplarını “bozmaya” yönelik programlandığını varsayalım. Algoritma, muhtemel bir beşinci dalganın oluşmasını engelliyor ve bu dalga tam oluşurken yüklü alım emirleri gönderiyor olsun. Daha ileri gidelim ve sadece bir algoritmanın değil, sayısız algoritmanın bu şekilde programlandığını ve çalıştığını varsayalım. Dalga pozisyonu müsaade ettiği sürece bu girişim başarılı olabilir. Çünkü bu algoritmalar, “sanal” kalabalıklar yaratır ve sürüye uyma eğilimindeki Montezuma ordusunu kendine çeker. Dalga, bu durumda esneyebileceği kadar esner. Mesela ideal kalıptan sapar, daha düşük olasılıklı bir yapıya doğru evrilir. Ancak unutmayalım; üç unsurda birden manipülasyon yapmanız gerekir: Fiyat, zaman ve kalıp. Yani hem fiyatı esneteceksiniz, hem zamanı uzatıp kısaltacaksınız, hem de kalıbı deforme edeceksiniz. Diyelim ki üçünü de başardınız. Kaosu ve karmaşık sistemi izole edemeyeceğinize (çünkü bu kaosun ve karmaşık sistemin tanımına aykırıdır) göre, başka bazı dinamikler harekete geçecek, bu da doyuma ulaşmış duygusal trendin çökmesine neden olacaktır.

Unutmayalım; insanlar sadece finansal etkinlikte bulunmuyor, aynı zamanda evrenin sonsuzluğu içinde üstel bir biçimde artan bir karmaşıklığı yaşıyorlar. Mesela siz saatlik, hadi abartalım aylık trendleri manipüle etmeye çalışırken, bir yerde patates borsası çöküyor, bir yerde aşırı trafik sıkışması nedeniyle insanlar depresyona giriyor, bir yerde bir deprem oluyor, insanlar korkuya kapılıyor, bir yerde adamın biri karısını dövüyor, mahalle ayağa kalkıyor, bir yerde TV seyredenler, öfkeye kapılıyor kapı-pencere kırıyor, bir yerde orman yangını çıkıyor, kereste fiyatları aniden yükseliyor. Bütün bu birbiriyle ilgisiz gibi görünen olgular, sizin milyonlarca dolar yatırarak oluşturduğunuz algoritmaların savaştığı dalgaları küçük küçük yükseltmeye başlıyor.

Her bir olgu, olay ve bireyi, her bir atom ve molekülü, her bir ışınımı, enerji patlamasını manipüle edemeyeceğinize göre, eninde sonunda sizin algoritmalarınız da, trendin gitmesi gereken yönde pozisyon almaya başlayacaktır. Siz piyasayı %1’lerle tırtıklamaya çalışırken, birdenbire kendinizi %9-10’larla stop çalıştırmak zorunda bulacaksınız. (Hatırlayalım; yay geriliyor, 5+3 döngüleri aksi yöndeki potansiyeli sürekli büyütüyordu.)

Zaten bir algoritma bu şekilde oluşturulmadıysa hiç bir vadede işe yaramıyor demektir. Bir düşünsenize; algoritma yazmışsınız, misyonu sadece şu kadar milisaniyede binde şu kadar kar elde etmek. Piyasa volatilitesine duyarlılığı yok, dalga boyu büyüdüğünde ne yapacağını bilmiyor. Eğer şu anda işleyen algoritmalar böyleyse, durum daha da vahim demektir. Böyle yazılmadılarsa, uçağı havada tutan yakıtın tükenmekte olduğunu farkettikleri anda çılgınca düşüş yönünde pozisyon alacaklar demektir.

Bu konuya bir de felsefi katkıda bulunayım… İnsan beyni ile yapay beyin arasındaki fark şudur: İnsan beyni, doğadaki her şeye bir değer verir. Başka bir deyişle, etrafında olan her şey, nicel büyüklüğünün dışında nitel bir anlam ve değer taşır. Mesela insan, evine kullanım amacıyla aldığı eşyalara, bu eşyalar için içsel olmayan anlamlar yükler. Oysa makineler bunu yapmazlar. Onlar için her şey sayıdır. İnsanlar dizge dışına çıkabilirler; makineler çıkamaz. Örneğin 1,000 TL sermaye ile yatırım yapmaya başlayan bir insan parasını yitirdikçe moralini de kaybeder. Bir yerden sonra artık sermayesi ve içinde bulunduğu spekülatif ortam onun için “değerini” yitirir. Parası, diyelim ki 100 TL’ye düştüğünde, pek çok insan sermayesini kaybettiği duygusuna kapılır. (Oysa elinde hala bir nicel büyüklük tutmaktadır.) Bu duygusal çöküşle, oyunun (yani dizgenin) dışına çıkma kararı alır. Oysa bir makine bunu yapmaz. Çünkü onun için 1,000 ve 100 sadece nicel büyüklüklerdir. Nicel büyüklüklere anlamlar yüklemez. (Makinelerin anlam kavramı yoktur.) Yönettiği sermaye 100 TL’ye değil, 1 TL’ye bile düşse, makine akış şemasını takip etmeye devam eder. 1TL’ye 1 kuruş kazanmaya, olmuyorsa stop çalıştırmaya devam eder. Eğer algoritma, belli bir seviyenin altında oyundan (yani dizgeden) çıkma emri aldıysa, zaten makine olma (ve piyasaya bir makine olarak etki etme) özelliğini kaybeder.

İşte olası bir düşüş dalgasını kasırgaya çevirecek olan budur:

1) Makineler dizgeden çıkma emri almadılarsa, düşüş yönünde momentum arttığında, bu momentumu daha da şiddetlendirip, flash crash‘lere neden olacak satış emirleri gönderecekler. (Çünkü amaç, en kısa zamanda, “herkesten önce” kar üretmek ya da zarar kesmek.)

2) Makineler belli seviyelerde oyundan (dizgeden) çıkma emri aldılarsa, oyun sahası “insanlara” kalacak demektir. Böyle bir durumda insanların gördüğü şu olacak: Çöken bir piyasa, aşırı oynaklık ve makinelerin bile çekildiği bir dizge.

Nasıl davranacaklar dersiniz?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s