Sosyonomi Günlükleri / 11 Ekim 2013

Meşhur fıkradır: Alacaklı faiziyle beraber paracıklarının katlanacağı hayalleriyle, sıcacık yatağında mutlu düşlere dalmışken, borçlu borcun yükü altında ezilip bir türlü uyuyamaz. Düşünür taşınır, bir çıkış bulamaz. En sonunda bir gece yarısı alacaklının kapısını çalar ve “borcumu ödemiyorum” der. O andan itibaren roller değişir, artık uykusuzluk sırası alacaklınındır.

Borç tavanının anayasaya uygun olup olmadığı, Amerika’da hala tartışılan bir konudur. 1910’lu yıllarda savaş giderlerini finanse edebilmek için piyasaya sürülen tahvillerde borçlanma ölçüsü kaçmasın diye çıkartılmıştır ve asıl amacı devleti değil, alacaklıyı korumaktır. Çünkü liberal ülkelerde yasalar devleti değil, şahısları ve devlet dışı kurumları korumak için çıkartılır. Devlete borç vermek tehlikelidir. Legal şiddet kullanma tekelini elinde tutan devlet, borcu dağları aşıp da borcunu ödeyemez hale düşerse işler sarpa sarar. Hele ki bu devlet, dünyanın en sofistike araçlarıyla donanmış bir güce sahip Amerika Birleşik Devletleri ise.

YellenAmerika’da 1917 yılından sonra uygulamaya konan borç tavanı, 1970’lere kadar gayet güzel işlemiş, daha sonraki yıllarda amiyane tabirle “yalama” olmuştur. 2000’lerde, içinden bir türlü çıkılamayan bir borç döngüsü içinde ölçüsüzce borçlanma, artık uykuları kaçıracak düzeye geldi. Bu kısır döngü, bir yerde ve birilerinin canını fena halde yakacak bir şekilde kırılacak.

ABD’de su yüzüne çıkan siyasi gerilim, biraz da bu “kimin canı yanacak” tartışmasının bir sonucu. Tea Party ve Occupy hareketlerinin gerisinde yatan sosyo/ekonomik dinamik kabaca budur. Dolayısıyla Tea Party ve Occupy hareketleri önümüzdeki yıllarda, ABD’nin iki çekirdek siyasi hareketi olmaya adaydır.

Bir de “yabancı alacaklılar” var ki, borç meselesini bir iç sorun olmaktan çıkartıp, daha da karmaşık hale getiriyorlar.

Denkleme aşırı hırslarla gündelik kazanç peşinde koşan piyasa oyuncularının jet hızıyla açıp kapattıkları pozisyonları da ekleyin; Buyurun size çok bilinmeyenli bir ileri matematik sorusu.

Bu denklem içinde yeni mesih gibi sunulan Mrs. Yellen etkisiz elemandır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s