Altıncı Nesilden Yedinci Nesle Geçerken

PictureYaklaşık 1,5 ay sonra 12 Eylül askeri darbesinin 37. yılı sona erecek. Türkiye’de 2016 yılı nüfus istatistiklerine göre nüfusun yarıdan fazlası 12 Eylül askeri darbesinden sonra dünyaya geldi. Darbenin gerçekleştiği yıllarda çocukluk döneminde olanları da dahil ettiğimizde 2016 yılı itibarıyla nüfusun yaklaşık %75’i 1980 sonrasının dünya ve hayat algısı ile yetişti. 2016 Türkiye nüfusun kabaca %5’inin aktif çalışma hayatından çekilmiş ya da çekilmekte olan 70 yaş ve üstü olduğunu dikkate alırsak, 12 Eylül askeri darbesi öncesinin dünyası, (sosyal yaşamda) aktif nüfusun sadece %20’sinin zihinlerinde mevcut. Bu oran 2006 yılında toplam nüfusun %35-40’ı düzeyindeydi. “Altıncı Nesilden Yedinci Nesle Geçerken” öğesini okumaya devam et

Daha Güzel Bir Dünyaya Çağrı

Hepimizin yeryüzündeki konukluğu doğumla başlıyor, ölümle bitiyor. Yeryüzünde var olduğumuz süre boyunca çalışıyor, ilişkiler kuruyor, bedenimizi ve zihnimizi geliştirmeye çabalıyor, bizden sonraki nesillere maddi ve manevi değerler aktarıyoruz.

Yeryüzüne diğer herhangi bir türden temelde farkı olmayan bir tür, bilimsel adıyla Homo Sapiens türünün bireyi olarak geliyoruz. Bizi “insan” kılan, yeryüzündeki kısa konukluğumuz süresince yaptıklarımızdır.
“Daha Güzel Bir Dünyaya Çağrı” öğesini okumaya devam et

Kediler ve Dalgalar-XI

 

earth_from_space…hayat olayının geçtiği sahne, …, dikine 3.000 metrelik bir uzunluğu kapsar. Bunun ne anlama geldiğini kavramaktan da öteye, kafamızda ve gözümüzde canlandırabilmek için bu 3 bin metreyi, uzaydan çekilmiş dünya fotoğrafı üzerinde görülen dünyaya aktarmamız gerekiyor. Bu fotoğraftaki yerkürenin çağı yaklaşık 12 santimetredir. Bu ölçeğin üzerinde ökosfer dediğimiz hayata elverişli alanın genişliği 0,03 milimetredir.

“Kediler ve Dalgalar-XI” öğesini okumaya devam et

Yükselen Gerçekten de Aşırı Sağ mı? (2)

Eğer insanlar yılda bir kez, yeniden ele geçirilen bir toplumsal alanda sokak partisi yapmanın, kendinden geçmenin ve gönüllerince dans etmenin yeterli olduğunu düşünürlerse, o zaman potansiyelimizin tamamını kullanmıyoruz demektir.” (No Logo (10. Yıl Özel Basımı), Naomi Klein, S.340, Bilgi yayınevi 4. basım)

1989 yılının Kasım ayında Berlin Duvarı yıkıldı, iki sene sonra 1991 yılında Sovyetler Birliği çöktü. 1992 yılında Francis Fukuyama, 1989 yılında yayınlanan makalesini genişleterek Tarihin Sonu ve Son İnsan ismiyle yayınladı. Soğuk Savaş sona ermiş, iki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya geçilmişti.  Fukuyama’ya göre liberal demokrasiye dayalı kapitalizm zafere ulaşmış ve insanlık “nihai” yönetim biçimine kavuşmuştu. Artık liberal demokrasiden başka bir yönetim biçimine geçiş söz konusu bile olamazdı. “Yükselen Gerçekten de Aşırı Sağ mı? (2)” öğesini okumaya devam et