Kediler ve Dalgalar-XIII

1990’ların ikinci yarısından itibaren evlere internet girmeye başladı. 1980’lerde oyun oynamak amacıyla satın alınan Commodore, Atari, Amiga bilgisayarlar yavaş yavaş kişisel bilgisayarlarla değiştirildi. “Kediler ve Dalgalar-XIII” öğesini okumaya devam et

Reklamlar

Kediler ve Dalgalar-XI

 

earth_from_space…hayat olayının geçtiği sahne, …, dikine 3.000 metrelik bir uzunluğu kapsar. Bunun ne anlama geldiğini kavramaktan da öteye, kafamızda ve gözümüzde canlandırabilmek için bu 3 bin metreyi, uzaydan çekilmiş dünya fotoğrafı üzerinde görülen dünyaya aktarmamız gerekiyor. Bu fotoğraftaki yerkürenin çağı yaklaşık 12 santimetredir. Bu ölçeğin üzerinde ökosfer dediğimiz hayata elverişli alanın genişliği 0,03 milimetredir.

“Kediler ve Dalgalar-XI” öğesini okumaya devam et

İdeal topluma ne kadar yakınız?

20. yüzyılın ortalarında sadece bilim kurgunun konusu olan robotlar ve yapay zeka yakın zamanda gündelik yaşamımızın ve toplumsal yapımızın birer parçası olacaklar.

Yapay Zekayı tartıştığımız bugünlerde Asimov’un robotik yasalarını hatırlamanın tam zamanı:

  • Bir robot bir insana zarar veremez, ya da insanın zarar görmesine seyirci kalamaz.
  • Bir robot birinci robot yasasıyla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır.
  • Bir robot birinci ve ikinci robot yasalarıyla çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır.

“İdeal topluma ne kadar yakınız?” öğesini okumaya devam et

Geçmişten Geleceğe İnsan ve Aletleri -2

Zaman makinesini önce 7. yüzyıla, daha sonra 17. yüzyıla ayarlayan bir zaman yolcusu, bin yıllık bir dönemle ayrılmış iki çağı karşılaştırdığında çok büyük değişiklikler görmeyecekti. Şiveler, kıyafetler, yeme-içme alışkanlıkları ve bina inşa teknikleri belli belirsiz değişime uğramış olsa da, zaman yolcumuz bin yıllık zaman kesitinde pek az şeyin değişmiş olduğunu görecektir. “Geçmişten Geleceğe İnsan ve Aletleri -2” öğesini okumaya devam et

Geçmişten Geleceğe İnsan ve Aletleri -1

“Dünyanın her yerine yayılırken Homo Sapiens’in en önemli silahı vücudunun bir uzvu gibi kullandığı aletleriydi. Aletleri sayesinde pençesiz kollarının, zayıf çene kemiğinin, çelimsiz bacaklarının dezavantajını kapattı, gelişen beyni sayesinde avantaj kazandı.”

Günümüzden yaklaşık 200,000 yıl önce yeryüzünde önemli bir iklim değişimi oldu. Yaklaşık 2,5 milyon yıl süren Pleistosen Çağı‘nın sondan bir önceki buzullaşma döneminde, doğal seçilim baskısı altındaki türlerin pek çoğu yok olurken, Afrika kıtasında yaşamakta olan atalarımız değişen iklim koşullarına evrimsel tepkisini verdi ve varlığını sürdürdü; bu tepki, daha akıllı ve uyumlu bir türe evrimleşme, Homo Sapiens’in ortaya çıkışıydı. Türlerin sayısında azalma, aynı zamanda besin kaynaklarının azalması anlamına geliyordu. Atalarımız bu sorunun üstesinden, özellikle de büyük ve proteince zengin hayvanları avlama teknikleri geliştirerek geldiler. Çelimsiz ve zayıf bir tür olan Homo Sapiens’in, büyük hayvanları avlayabilmesi için aletlere ve işbirliğine ihtiyacı vardı. “Geçmişten Geleceğe İnsan ve Aletleri -1” öğesini okumaya devam et