İdeal topluma ne kadar yakınız?

20. yüzyılın ortalarında sadece bilim kurgunun konusu olan robotlar ve yapay zeka yakın zamanda gündelik yaşamımızın ve toplumsal yapımızın birer parçası olacaklar.

Yapay Zekayı tartıştığımız bugünlerde Asimov’un robotik yasalarını hatırlamanın tam zamanı:

  • Bir robot bir insana zarar veremez, ya da insanın zarar görmesine seyirci kalamaz.
  • Bir robot birinci robot yasasıyla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır.
  • Bir robot birinci ve ikinci robot yasalarıyla çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır.

Continue reading “İdeal topluma ne kadar yakınız?”

Geçmişten Geleceğe İnsan ve Aletleri -2

Zaman makinesini önce 7. yüzyıla, daha sonra 17. yüzyıla ayarlayan bir zaman yolcusu, bin yıllık bir dönemle ayrılmış iki çağı karşılaştırdığında çok büyük değişiklikler görmeyecekti. Şiveler, kıyafetler, yeme-içme alışkanlıkları ve bina inşa teknikleri belli belirsiz değişime uğramış olsa da, zaman yolcumuz bin yıllık zaman kesitinde pek az şeyin değişmiş olduğunu görecektir. Continue reading “Geçmişten Geleceğe İnsan ve Aletleri -2”

Geçmişten Geleceğe İnsan ve Aletleri -1

“Dünyanın her yerine yayılırken Homo Sapiens’in en önemli silahı vücudunun bir uzvu gibi kullandığı aletleriydi. Aletleri sayesinde pençesiz kollarının, zayıf çene kemiğinin, çelimsiz bacaklarının dezavantajını kapattı, gelişen beyni sayesinde avantaj kazandı.”

Günümüzden yaklaşık 200,000 yıl önce yeryüzünde önemli bir iklim değişimi oldu. Yaklaşık 2,5 milyon yıl süren Pleistosen Çağı‘nın sondan bir önceki buzullaşma döneminde, doğal seçilim baskısı altındaki türlerin pek çoğu yok olurken, Afrika kıtasında yaşamakta olan atalarımız değişen iklim koşullarına evrimsel tepkisini verdi ve varlığını sürdürdü; bu tepki, daha akıllı ve uyumlu bir türe evrimleşme, Homo Sapiens’in ortaya çıkışıydı. Türlerin sayısında azalma, aynı zamanda besin kaynaklarının azalması anlamına geliyordu. Atalarımız bu sorunun üstesinden, özellikle de büyük ve proteince zengin hayvanları avlama teknikleri geliştirerek geldiler. Çelimsiz ve zayıf bir tür olan Homo Sapiens’in, büyük hayvanları avlayabilmesi için aletlere ve işbirliğine ihtiyacı vardı. Continue reading “Geçmişten Geleceğe İnsan ve Aletleri -1”

Sosyonomik Görünüm | Mart – 2016 (6)

1945 yılında Berlin düşünce Almanya, Hiroşima ve Nagasaki kentleri atom bombasıyla vurulunca Japonya teslim oldu. İkinci Dünya Savaşı, geride hayatını yitiren 70 milyona yakın insan, harabeye dönmüş kentler ve on yıllar boyunca unutulmayacak acılar bırakarak sona erdi. Savaşın mağlupları sessizce, utanç içinde galiplerin bütün ordularına ve ülkelerinin yönetimine el koymasına razı oldular. Savaşın galipleri, muharebe meydanlarından dönen askerlerini sevinçle bağrına bastı. Ancak 20. yüzyılın başındaki umut ve iyimserlik, bir daha yüzyılın sonuna kadar geri gelmemek üzere uçup gitmişti. Continue reading “Sosyonomik Görünüm | Mart – 2016 (6)”